Amerikan Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amerikan Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2013 Çarşamba

The Blind Side filmi üzerine

Finding Forrester filminin ardından, Amerikan toplumundaki renge dayalı ırkçılığa dair yoğun mesajlarla dolu bir başka film daha. Film, yetenekli ama sokaklarda yaşamak zorunda kalan siyah bir gencin, elinden tutan bir beyaz kadın sayesinde Amerikan Futbol Ligi'ndeki yükseliş hikayesini anlatıyor. Film gerçek olaylardan yola çıktığı için doğrudan izleyicinin kalbine sesleniyor.
 
Film, Amerikan toplumunda zenci beyaz ayrımını, eğitimdeki fırsat eşitsizliğini ve toplumun bir bölümünün nasıl olup da hala siyahlara ön yargıyla yaklaştığını sade bir dille anlatıyor. Amerika'da çekilen onca film arasından bu filmin sıyrılıp gelmesi de bu gerçekçiliği abartısız sunabilmesinden kaynaklanıyor. Vaktiniz varsa bu filmi izleyin derim.

29 Aralık 2012 Cumartesi

Finding Forrester filmi üzerine

Bundan belki on yıl kadar önce bir dost tavsiye etmişti bu filmi ancak izlemek bugüne kısmetmiş. Belki de kaderin bir cilvesi; Bronx'ta geçen bu hikayeyi Amerika'dayken izlemek çok daha anlamlı olsa gerek. Velhasıl, filmin konusuna gelecek olursak; yazma kabiliyeti olan genç bir siyah lise öğrencisi, hayatını değiştirecek kadar etkili olacak yaşlı bir adamla tanışır ve olaylar gelişir. Biraz daha anlatırsam filmin heyecanı kaçar diye düşünüyorum. Filmden geriye kalan, acı da olsa hala ırkçılığın devam ettiği, buna karşılık siyah Amerikalılarda da beyazlara karşı başka bir ırkçı refleksin geliştiği oldu. Günlük hayatta çok rahat karşımıza çıkan bu alınganlık türü, ister istemez siyahlarla olan münasebetlerde etkili oluyor. Eğer bir siyaha sen bu işi yapamazsın türünden bir şeyler söylerseniz ilk tepki "niye çünkü ben siyahım değil mi" şeklinde oluyor. Bir diğer meselede günümüz Amerikan eğitim sisteminde siyahlar ve beyazlar farklı mahallelerde oturduğu için aynı okullarda okuma ihtimallerinin çok düşük olması. Siyahlar genelde fakir bölgelerde yaşadığından, aldıkları eğitim de o nispette kalitesiz ve kötü oluyor. Bu durumda olan yoksul ama zeki siyah öğrencilere oluyor. Film de zaten bu konuyu ele alıyor. Sözü fazla uzatmadan, Amerika'da siyahlarla beyazların ilişkilerine dair içerden bir bakış açısına sahip olmak isterseniz, bu filmi izleyin derim.
 

10 Eylül 2012 Pazartesi

Hunger Games (Açlık Oyunları) filmi üzerine

Uzun zamandır Amerikan sinemasına uzak duruyordum. Belirli bir nedeni yok ama gurbette olunca insan daha çok ülkesine dair şeyler duymak, görmek ve izlemek istiyor. Bunun bir yansıması diyebiliriz. Bir de son dönem Amerikan sinemasında öyle ahım şahım süper izlenmeli diyebileceğim filmler de yok gibi. Hunger Games önce çok satan bir kitap olarak sonra da sinema filmi olarak karşımıza çıktı. Karşılaştığım yorumlar da olumlu olunca oturup izleyelim diye düşündüm.
Filmi izlerken karmaşık duygulara gark oldum diyebilirim. Filmin ilk kısmında fantastik bir bilim-kurgu izlenimi edinirken, ilerleyen dakikalarda filme dair hislerim değişti. Yer yer Truman Show tadında izlediğim film beni dünyaya ve hayata dair farklı düşüncelere sevk etti diyebilirim.

4 Şubat 2007 Pazar

Crash


Gece yarısından hemen sonra...
Hazırlıksız bir anımda yakaladı bu film beni. tam da sorular sormaktan sıyrılmış, biraz da kendim olayım dediğim bir anda sarsıldım. ama yine de izlemekten keyif aldım 122 dakika boyunca.
serüvenimiz bir trafik kazasıyla başlıyor, adı üzerinde zaten. E bir hikmeti olsa gerek diyorsunuz bu çarpışmaların, yeri geliyor hiç beklenmedik yüzleşmelere şahitlik ediyorsunuz.

Little Miss Sunshine (Benim Küçük Günışığım)


Lady in the Water filminde yaşadığım hayal kırıklığından sonra bir dönem Holywood filmlerine ara verip iran filmlerine dadanmıştım. rastgele bir seçim yaparak çok da güzel denk getirmiştim cennetin çocuklarını. ardından, cenneti rengi ile bu atmosferi sürdürmek istemiş, ancak film öncekinin çok da üzerine çıkamayınca yine bir arayış içinde bulmuştum kendimi. henüz bu arayışım belli bir istikamete yönelmemişken, geçiyordum uğradım edasıyla girdiğim video store'dan elimde bir film olmadan çıkmayayım istedim.