16 Aralık 2012 Pazar

Connecticut'taki okul saldırısı üzerine

Evet Amerika bir kez daha başka bir toplu katliamla sarsıldı, yıkıldı ve bir kez daha silahlanma konusunu tartışır oldu. Derin analizlere girip olayın nedenlerini irdelemek yerine, insanların bu olay sonrası neleri konuştuğunu biraz özetlemek istiyorum.
 
Silahlanma karşıtları: Amerika'da kişisel silahlanma hürriyeti anayasanın ikinci maddesi (Second Amendment) ile güvence altına alınmış durumda. Gelin görün ki, bu hürriyet artık öyle bir hale gelmiş durumda ki artık başka insanların güven içinde yaşama hakkını gasp eder olmuş. Bu yüzden silahlanma ile alakalı tepkiler bence oldukça yerinde hatta geç bile kalınmış denebilir. Öyle ki, amerika'da ehliyeti olan herhangi bir kimse köşe başındaki bir dükkandan rahatlıkla silah satın alabilir. Geçtiğimiz günlerde internet üzerinden televizyon siparişi veren bir adamın evine kargoyla yanlışlıkla uzun namlulu bir silah gelmişti ve kamuoyu uzun süre bu yanlışlığın nasıl yapıldığını tartışmıştı.
 
Akıl hastalarıyla alakalı takıntısı olanlar: Bu grup, amerika'da akıl sağlığı yerinde olmayan kimselerin daha ciddi bir biçimde tedavi edilmesi gerektiğini, bu yüzden bu tür kimselerin gözetim altında tutulması ve diğer insanlarla birlikte yaşamaması gerektiğini savunuyor. Amerika'da akıl sağlığı yerinde olmayan binlerce insanın nasıl kontrol altında tutulabileceği de ayrı bir tartışma konusu.
 
Okullarda güvenliğin arttırılmasını savunanlar: Olay küçük ve güvenli olarak bilinen bir kasabada gerçekleşti, okulun da güvenliği aslında hiç de yok değil. Problem, olayı gerçekleştiren kimsenin müdür dahil herkes tarafından tanına ve güvenilen biri olması. Amerika'nın pek çok yerinde okullarda herkes güvenlik taramasından geçiyor binaya girmeden önce. Ancak görünen o ki bu da yeterli değil.
 
İnsanlar neden oldu, nasıl oldu tartışadursunlar, herkesin ıskaladığı ve kabul etmek istemediği bir gerçek de bu tür bir olayın artık dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşebilme olasılığı. Neticede boşanmalar, aile içi  travmalar, psikolojileri olumsuz yönde etkileyen yayınlar ve en kötüsü de internet artık hemen her toplumda var olan ve uzun vadede ciddi problemler ortaya çıkaran sorunlar olarak karşımızda duruyor. Aile kavramını yerli yerine oturtmadan, kişilik problemlerin ve sosyal vakaları çözmenin de işte bu yüzden mümkün olmayacağına inanıyorum.

Hiç yorum yok: