4 Şubat 2007 Pazar

O Da Beni Seviyor

Son bir kaç gündür Türk filmleri ziyafeti veriyorum kendime. Elbette fimlerin kalitesiyle doğrudan orantılı bu keyif alma hadisesi. Vaktim oldukça teker teker bu fimlerin üzerinden geçmek niyetindeyim.

Sınav, Hırsız Var, Dabbe, Türev, Eve Dönüş filmlerini büyük bir sabırla bekleyip izlememden anlayın ki size bu filmleri tavsiye edemeyeceğim. Hatta her biri için ağır eleştirilerle dolu birer yazı yazma niyetim vardı ki vaktimi ziyan etmeyeyim dedim. Ama zamanım bol diyorsanız tercih sizin.

Asıl sözünü etmek istediğim iki film var ki bunlardan ilki ‘O da Beni Seviyor’. Yönetmen Barış Pirhasan. Özellikle aradım Google’da acaba yönetmen Alevi mi diye ancak olmadığını öğrendim. Bugüne kadar aleviliği bu denli üzerine basa basa tanımlamaya, konumlandırmaya ve alevilik kültürüne içeriden bakmaya çalışan bir film çevrilmemişti. Yönetmen, Sünni bir kız ile Alevi bir gencin aşkı üzerinden 70’li yılların Türkiye’sine, Malatya kırsalından hareketle o zamanın renkli köy hayatına objektiflerini çevirmiş.

Film size o kadar tanıdık geliyor ki. Evvela, Alevi-Sünni toplumlarının birbirleriyle olan ilişkileri karşımıza çıkıyor. Çocukluğum gözlerimin önüne geliyor bir anda. Beraber top oynadığımız, karşılıklı ev oturmalarına gittiğimiz, muharrem ayında bizim onlara, onların da bize aşure gönderdiği aydınlık yüzlü insanlar geliyor aklıma. Belki de çoğu zaman olduğu gibi daha birbirimizi tanımadan düşmanlar yaratıyoruz zihinlerde. Film, belki de bu kırılmayı yaşatıyor belleklerimizde ve bizleri aslında yabancı olmadığımız ancak hep çekinceyle yaklaştığımız bir kültürün içine çekip alıveriyor.

Filmin konusuna kısaca değindikten sonra biraz da en beğendiğim kısımlardan söz edeyim. Evvela filmin başında yer alan jenerik müziğine bayıldım. Belki de filmi izlemeden başa sarıp sarıp bu müziği dinledim. Filmin zaman zaman arka planında akıp giden bu melodi hemen hemen bir Cahit Berkay klasiği kadar Türk filmi tadındaydı .
 
Akabinde filmin başrol oyuncusu Ece Ekşi’yi çok beğendim. Kesinlikle yaşına göre iyi iş çıkarmış ve rol yapıyormuş gibi değil hakikaten yaşıyormuş gibi oynamış. Her ne kadar Radikal gazetesinde yönetmenle yapılan söyleşide oyuncunun ismi sehven Ece Erken olarak geçse de bu isim ileriki yıllarda karşımıza sıkça çıkacağa benziyor. Filmin diğer oyuncu kadrosuna imkanınız olursa bir bakın derim ve bu denli profesyonel bir kadro içinde sırıtmadan oynayabilmenin ne kadar zor olabileceğini tahmin edin. Yalnızca, Lale Mansur’un köylü ağzıyla konuşamadığını, biraz zorlamaya kaçtığını yer yer hissediyoruz. Yine de oyunculuğuyla bunu kapattığına inanıyoruz.

Bir de filmde beni en çok etkileyen final sahnesi oldu. Filmin sonlarına doğru bütün bir aile büyük köy evinin avlusunda toplanıyor ve oldukça keyifli bir manzara ortaya çıkıyor. Etrafta dolanan küçük oğlan, çay dağıtan genç kız, merdivene oturmuş çocuklar, kucağında bebek seven kadın, divanda süre giden hararetli bir sohbet ve ardından siyah beyaz kareye sığdırılan mutluluğun resmi. Hepsi tanıdık, hepsi bizden. Belki kişisel menkıbemde geçmişe dair hatırlanacak bu tabloda eksik isimler olsa da yine de bir keyif ve coşku ile izliyorum bu sahneleri.
 

Sonuç olarak bir kaç açıdan ele alındığında ağırlığı olan ve sinema diliyle bir şeyler anlatmaya çalışan bir film ‘O Da Beni Seviyor.’ Başında da söylediğim gibi ‘tercih sizin’.

Hiç yorum yok: